Türkiye genelinde kış ve bahar aylarında etkili olan yoğun yağışlar, birçok barajda doluluk oranının yüzde 100’e ulaşmasına neden oldu. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Su Kaynakları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ceyhun Özçelik, dolan barajların mansabında (aşağı havzasında) bulunan yerleşim yerlerinde ciddi taşkın riskleri oluştuğu konusunda uyarılarda bulundu.
Son 66 yılın en yüksek yağış rakamlarının görüldüğünü belirten Doç. Dr. Özçelik, bu durumun yeraltı su seviyesini yükseltirken, yüzeysel su kaynaklarının ve barajların dolmasına yol açtığını ifade etti. Ancak bu durumun, dolu barajların mansabında yer alan illerde, ilçelerde ve yerleşim yerlerinde ciddi taşkın riskini de beraberinde getirdiğini vurguladı.
Özellikle kentsel altyapısı yetersiz, akarsu ıslahı yapılmamış veya gecikmiş ve şiddetli yağış beklenen havzaların risk altında olduğunu belirten Özçelik, başlıca Akdeniz, Karadeniz, Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki havzaların taşkın riskinin üst seviyelere taşındığını söyledi. Yeşilırmak Havzası’nı örnek gösteren Özçelik, bu havzanın üstündeki Almus ve Kılıçkaya barajlarının tamamen dolu olduğunu ve taşkın koruma görevlerini yerine getiremez durumda olduğunu belirtti. Şiddetli yağış durumunda bu barajların havza içinde akış miktarını artırarak taşkın riskleri oluşturacağını dile getirdi.
Doç. Dr. Özçelik, barajların dolu olmasının, taşkın denetim hacminin geri kazanılması çalışmalarını da beraberinde getirdiğini söyledi. Rezervuarlardan salınan suların şiddetli yağışlarla birleşmesi durumunda ciddi taşkın riski oluşturacağını belirten Özçelik, kurumların gerekli önlemleri alması gerektiğini vurguladı. Bu durumun, taşkın denetim protokollerinin yeniden gözden geçirilmesi ve iklim değişikliğinin etkilerine bağlı olarak sıkı denetlenmesi gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade etti. Özçelik, önümüzdeki günlerde ciddi bir yağış yaşanmamasını ve barajlardaki taşkın denetim hacimlerinin yeniden kazanılmasını umduğunu sözlerine ekledi.

