Aziz milletim, vakıflarımızın bedelli temsilcileri, değerli konuklar sizleri en kalbi hislerimle selamlıyorum. 2026 Vakıf Haftası münasebeti ile sizlerle olmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Külliye’mize hepiniz güzel geldiniz onur verdiniz.
Dünyanın dört bir yanında hayırda yarışan, vaktini gücünü yeterlilik ve dayanışma yoluna adayan tüm vakıf insanlarımızın Vakıf Haftası’nı tebrik ediyorum. Bu değerli buluşmaya vesile olan bakanlığımıza, Vakıflar Genel Müdürlüğü’müze yürekten teşekkür ediyorum.
Mimari, zarafet, vakıf ve medeniyet… Temadaki bu dört kavrama bakınca hepsinin birbirini besleyip büyütüp zenginleştirdiğini görüyoruz. Mescitlerimiz medreselerimiz şifahanelerimiz, çeşmelerimiz, su kemerlerimiz, hanlarımız, köprülerimiz, kervansaraylarımız ve daha kacı insanlığa yeni pencere açan vakıf medeniyetimizin nişanesidir.
Bir emanet olan bu kültürü korumak, mana ve bedeller kozmosunu yaşatmak, gelecek nesillere bırakmak hepimiz için kritik değerdedir. Genel Müdürlüğü’müzün 102. kuruluş yıl dönümünü tebrik ediyorum. 202 vakıf yapıtımızın toplu açılışını gerçekleştireceğiz.
Bu yapıtların bakım tamirat ve yine ihyasında emeği geçen tüm kurumlarımızı, personel ve mühendislerimizi, proje uzmanlarımızı farklı ayrı kutluyorum. Bugüne kadar ecdadın emanetlerine sahip çıkması nasip eden rabbime hamt ediyorum. Milletimizi millet yapan bu bedellerin üzerine titremeye devam edeceğiz. Bizim hem kültürümüzde hem de ruh köklerimizde hayır ve zarafet biri olmadan oburu olmayandır. Bu eserler ulusal ve manevi kimliğimizin tüm bedellere adeta sinmiş, işlemiştir. Zarafetin davranış planındaki yansıması olan zarafet ve kibarlık da hayırla direkt bağlıdır.
Hayır faaliyetlerimizi en hoş en şık halde vakıflarımız eli ile ete kemiğe bürünmüş bir geleneğin sahipleriyiz. Sanat ve zarafet timsali, mimari yapılarımızda, vakıf eserlerimizde bu özellikleri görürüz.

