Türkiye Barolar Birliği Hayvan Hakları Komisyonu Dönem sözcüsü Avukat Hülya Yalçın, hayvan hakları konusundaki mevcut yasal düzenlemeleri eleştirdi. Yalçın, Hayvanları Koruma Kanunu’nun pek çok madde içerdiğini ancak hayvanları etkin bir şekilde koruyan bir hüküm barındırmadığını savundu. Kanun maddelerine uyulmadığı takdirde uygulanacak caydırıcı bir yaptırımın bulunmadığını vurgulayan Yalçın, mevcut uygulamaların sokaklarda yaşayan köpeklerin önce toplama alanlarına alınmasına, ardından da açlık, stres ve hastalık nedeniyle ölümlerine yol açtığını dile getirdi. Hatta bazı durumlarda ‘çamaşır suyuyla zehirleme’ veya ‘tarihi geçmiş ilaçla zehirleme’ gibi ilkel yöntemlerin dahi kullanıldığını belirtti.
Sokaklarda yaşayan hayvanlara yönelik şiddetin sıradan insanlar tarafından dahi uygulandığını ifade eden Yalçın, bu durumun sosyolojik bir vaka olduğunu söyledi. Bir kediye eziyet eden bir kişiye çevresindekilerin müdahale etmemesinin, eleştirmemesinin düşündürücü olduğunu belirten Yalçın, hayvanlara yönelik şiddetin insanlara ve çocuklara da yöneleceği bilimsel olarak kanıtlanmışken bu durumun kontrolsüz ilerlediğini kaydetti. Toplu hayvan ölümlerinin insan ruhunu yaralamakla kalmayıp, toplumdaki adalet duygusunu da zedelediğini ifade eden Yalçın, sırf gücü yeten kişilerin kin ve nefretlerini hayvanlara yöneltmesinin toplumu tehlikeli bir noktaya taşıdığını söyledi.
Hayvanları Koruma Kanunu’nun yürürlüğe girdiği günden bu yana hayvan hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları tarafından tepkiyle karşılandığını hatırlatan Yalçın, hayvana şiddet, tecavüz ve cinayetlere yönelik hukuki yaptırımların yetersizliğine dikkat çekti.