CHP Bartın Milletvekili Aysu Bankoğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduğu soru önergesiyle, orman köylerinde yaşayan vatandaşların ekonomik zorluklar nedeniyle üretim yapamaz hale geldiğini dile getirdi. Özellikle Batı Karadeniz ve Bartın’da ormancılık faaliyetlerinde bulunan köylülerin, düşük birim fiyatları ve yükselen maliyetler karşısında ciddi bir geçim sıkıntısı içinde olduğunu vurguladı.
Türkiye’de 19 binden fazla orman köyünde yaklaşık 7 milyon insanın yaşadığını hatırlatan Bankoğlu, bu köylülerin ağaçlandırmadan üretime, bakım çalışmalarından yangınla mücadeleye kadar ormancılık sektörünün temel iş gücünü oluşturduğunu belirtti. Ancak Bankoğlu’na göre, yıllardır süregelen artan girdi maliyetleri ve yetersiz üretim fiyatları nedeniyle köylünün emeği değersizleştiriliyor.
“FİYATLAR DÜŞÜRÜLÜYOR, MALİYETLER KATLANIYOR”
Bankoğlu, orman üretim işlerinde uygulanan birim fiyat sisteminde önemli bir düşüş yaşandığını söyledi. 2025 yılında 1 metreküp orman emvali için 950 TL ile 1200 TL arasında belirlenen fiyatların, 2026 yılında 750 TL ile 980 TL aralığına indiğini ifade etti. Bu fiyatlarla üretim yapmanın neredeyse imkansız hale geldiğini belirten Bankoğlu, köylülerin üretim için en az iki kişiyle çalışmak zorunda kaldığını ve traktör, kesim motoru gibi ekipmanlara yatırım yapması gerektiğini hatırlattı. Ayrıca yağ, benzin, mazot, balta gibi sarf malzemeleri ile barınma ve beslenme giderlerinin de köylülerin omuzlarında olduğunu ekledi. Üretim sahalarında iş makineleri kiralamanın maliyetinin 30 bin TL ile 120 bin TL arasında değiştiğini ve akaryakıt fiyatlarının litre başına yaklaşık 60 TL’ye ulaşmasının üretim maliyetlerini daha da artırdığını belirtti.
“KAĞIT ÜZERİNDE ZAM VAR, SAHADA ÜCRET DÜŞÜYOR”
Orman Genel Müdürlüğü’nün bazı meyil gruplarında fiyat artışı yaptığını duyurmasına rağmen, sahadaki uygulamanın bunun tam tersini gösterdiğini savunan Bankoğlu, özellikle yüzde 41 ve üzeri meyil gruplarındaki fiyatların düşürüldüğüne dikkat çekti. Tüm bu kalemler göz önüne alındığında, 2026 yılında orman köylüsünün gelirinin yüzde 20 ile yüzde 40 arasında azaldığını ve bu durumun ormancılık kooperatiflerini de zayıflattığını söyledi.
“ORMAN KÖYLÜSÜ KENDİ ORMANINDA TAŞERON HALİNE GETİRİLİYOR”
Bankoğlu, üretim süreçlerinde büyük müteahhit firmaların rolünün arttığını ve orman köylülerinin kendi bölgelerinde adeta taşeron işçi konumuna itildiğini belirten eleştirilerin yükseldiğini aktardı. Kooperatiflerin sorunlara çözüm arayışında “dikili satış alın” gibi yönlendirmelerle karşılaştığını ve geçim sıkıntısı yaşayan köylünün yüksek sermaye gerektiren bu yönteme zorlanmasının gerçekçi olmadığını vurguladı.
“ORMAN KÖYLÜSÜNÜN TALEPLERİ AYRICALIK DEĞİL, ADALET TALEBİDİR”
Bankoğlu, orman köylülerinin taleplerinin net olduğunu ve şu noktalara odaklandığını belirtti:
- Taban birim fiyatlarının güncel girdi maliyetlerine göre yeniden belirlenmesi.
- %41 meyil grubundaki fiyatların yeniden düzenlenmesi.
- OR-BİS sisteminde kapatılan ters meyil ve halatla sürütme gibi sarp arazi kriterlerinin tekrar aktif hale getirilmesi.
- Erken üretim primlerinin eski teşvik edici yapısına kavuşturulması.
- Orman köylülerini dikili satışa zorlayan uygulamalardan vazgeçilmesi.

