DW Türkçe muhabiri Alican Uludağ, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret”, “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını aşağılama” suçlamalarıyla yargılanıyordu. 19 Şubat’ta Ankara’daki evinde gözaltına alınan Uludağ, ertesi gün tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne gönderilmişti.
Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya Uludağ, Silivri Cezaevi’nden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Savunmasında uzun süredir Ankara ve mesleğinden uzak tutulduğunu belirten Uludağ, “Mahkeme huzurunda olmadan yargılanıyorum. Bu adil savunma hakkımın ihlalidir” dedi. Savcı tutukluluğun devamını talep ederken, mahkeme heyeti tahliye kararı aldı. Duruşma salonunda bulunan gazeteciler ve basın meslek örgütü temsilcileri kararı alkışlarla karşıladı.
Uludağ, savunmasında suçlamaları kabul etmediğini ve yaptığı paylaşımların gazetecilik faaliyeti kapsamında olduğunu ifade etti. “Ben yargı muhabiriyim. Görevim kamuoyunu bilgilendirmek. Suç işlemedim, gazetecilik yaptım” diyen Uludağ, beraatini talep etti. Daha önceki açıklamalarında, Ankara’daki dosyasına rağmen İstanbul’da tutulmasına tepki gösteren Uludağ, “Hâkimin yüzünü görmeden yargılama mı olur?” sözleriyle savunma hakkının ihlal edildiğini savunmuştu.
Duruşma öncesinde çok sayıda gazeteci ve basın meslek örgütü Ankara Adliyesi önünde bir araya gelerek Uludağ’ın serbest bırakılmasını talep etmişti. Gazetecilik örgütleri, davayı basın ve ifade özgürlüğü açısından kritik bir süreç olarak değerlendirmişti. İddianamede Uludağ hakkında 19 yıldan fazla hapis cezası talep edildiği öğrenilmişti. Avukatları ise soruşturmanın yetkisiz makamlarca yürütüldüğünü ve tutuklama gerekçelerinin hukuka aykırı olduğunu savunmuştu.
