Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Veteriner Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Ali Gücükoğlu, Kurban Bayramı yaklaşırken kurbanlık hayvan seçimi, kesim hijyeni ve et tüketimi konularında vatandaşları bilgilendirdi. Gücükoğlu, satın alınacak kurbanlıkların mutlaka küpeli olması ve veteriner sağlık raporunun bulunması gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Gücükoğlu, kurbanlık hayvanların Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenen hayvan pazarlarından veya veteriner hekim denetimindeki işletmelerden alınması gerektiğini söyledi. Kurbanlık hayvanların sağlıklı ve hijyenik bir şekilde kesilmesinin, hayvan, insan ve çevre sağlığının korunması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Ülke genelinde Kurban Bayramı döneminde kesilen büyükbaş ve küçükbaş hayvan sayısının, o yılki toplam kesimlerin yaklaşık yüzde 15’ine denk geldiğini belirtti.
Hayvanların kulak küpesi numarası üzerinden Tarım Cebimde mobil uygulamasıyla ırk, cinsiyet ve yaş gibi bilgilerin sorgulanabileceğini aktaran Gücükoğlu, dinimizce kurbanlık hayvanlarda aranan özellikleri de sıraladı. Buna göre, hayvanların bir gözünün kör olmaması, kulaklarında parça kopukluğu bulunmaması, boynuzlarında kırıklık olmaması, kuyruk veya meme başlarında dokusal eksiklik, diş kaybı veya topallık gibi durumların göz önünde bulundurulması gerektiğini söyledi.
Kurban olabilmesi için sığır ve mandaların en az 2, develerin 5, keçi ve koyunların ise en az 1 yaşında olması gerektiğini hatırlatan Gücükoğlu, zayıf, gebe, yeni doğum yapmış, yüksek ateşli, solunum güçlüğü çeken, ishal, aşırı tepkili veya ağız-burun akıntısı olan hayvanların tercih edilmemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, 2026 yılı kurban hizmetlerine dair tebliğ kapsamında, park, bahçe, cadde gibi umumi ve kesime uygun olmayan yerlerde kurban kesimi yapılması halinde idari para cezası uygulanacağını hatırlattı.
Kesimlerin mutlaka temiz içme suyu kalitesinde olan yerlerde yapılması gerektiğini belirten Gücükoğlu, hayvanın boyun genişliğinin 1,5-2 katı uzunluğunda ve tek seferde kesebilecek nitelikteki bıçaklarla kesim işleminin gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. Usulüne uygun kesimde nefes ve yemek boruları ile şah damarının tamamen kesilmesi gerektiğini ekledi.
Kesimin ardından hayvanın yüzme ve iç organlarının çıkarılması işlemlerinin askıda yapılmasını öneren Gücükoğlu, bu sayede et kalitesinin artacağını ve muhafaza süresinin uzayacağını belirtti. Büyükbaş hayvanlar için 6 dakika, küçükbaş hayvanlar için ise 5 dakikalık kan akıtma süresinin hedeflenmesi gerektiğini ifade etti. Kesim sonrası koyu renkli, pıhtılaşmayan kan, deri üzerinde kabarcıklar, ağızda veya dilde erozyon, etlerde pirinç tanesi büyüklüğünde oluşumlar veya anormal iç organlar gibi durumlarda veteriner hekime danışılması gerektiğini vurguladı.
Et tüketimi konusunda ise Gücükoğlu, hayvanlar kesildikten sonra etlerin 5-6 saat serin bir yerde dinlendirildikten sonra buzdolabına alınması ve ertesi gün tüketilmesinin daha uygun olduğunu söyledi. Kasların ete dönüşmesi için gerekli biyokimyasal değişikliklerin meydana gelmesi gerektiğini belirtti. Büyük parça etlerin buzdolabında 5-6 gün, derin dondurucuda ise 6-12 ay saklanabileceğini, ancak iç organların en geç 24 saat içinde tüketilmesi gerektiğini ekledi. Kıyma için de benzer bir süre öngören Gücükoğlu, kıymanın dondurulmayacaksa kısa sürede tüketilmesini önerdi.
Etlerin pişirilmesinde merkezi sıcaklığın 70 dereceye ulaşmasının, insanlarda enfeksiyon yaratabilecek patojenlerin yok edilmesi için önemli olduğunu vurgulayan Gücükoğlu, etlerin küçük porsiyonlar halinde pişirilmesini tavsiye etti. Şap hastalığına da değinen Gücükoğlu, bu hastalığın hayvanlar arasında ekonomik kayıplara yol açtığını ve özellikle hayvan hareketlerinin yoğun olduğu dönemlerde vatandaşların hastalıklara karşı duyarlı olması gerektiğini belirtti.
